DAĞISTAN’DAN GÖÇ - Köy Tarihçesi - Osmaniye Köyü - Kütüphane - Osmaniye Köyü sivas/zara, kültürel paylaşım ve iletişim
Osmaniye Köyü
Menü
Kütüphane raflar
Haberler [0]
Köy Tarihçesi [1]
Soy Ağacı [0]
Köyde Yaşayanlar [0]
Kim nerede? [0]
Önemli Simalar [0]
İş Adamları [0]
Köy Derneği [0]
Yeni Doğanlar [0]
Evlenenler [0]
Vefat Edenler [0]
Demografik ve Altyapı Bilgileri [0]
Osmaniye Spor [0]
Hikayeler, Nükteler, Efsaneler, [1]
Diğer [0]
Yazı tahtası
200
Anket
Siteyi nasıl buldunuz?
Toplam sorular: 726
Ana sayfa » Kütüphane » Osmaniye Köyü » Köy Tarihçesi

DAĞISTAN’DAN GÖÇ


YÜZBAŞIOĞULLARI - KİTUZULAR

(yukarı mahle)

Kaynak: Asım Yücel
Derleyen: Süleyman Özkan

       Büyük insan rahmetli İmam Şamil’in 1834 yılında İmam Hamzat’tan sonra başa geçip 25 yıl Ruslarla savaştıktan sonra 1859 esir düşmesinden sonra Ruslar Dağıstan’da halkı bir daha hürriyet ve ayrılık istemeyecekleri bir duruma düşürmek için başsız kalan halka büyük işkenceler uygulamaya ve yurtlarını terke zorlamıştır.  Bu büyük göç 1864 de yoğun şekilde yaşanmıştır.

       Dağıstan ve Kafkaslarda Rusların mezalime dayanamayan halkın Kafkasların batısında kara denize yakın olanlar Soçi limanından, orta ve doğusundakiler de karayolu ile göçe mecbur kalmışlardır.

       (Kendi ailesini anlatıyor) 1864 de yoğun bir şekilde yaşanan bu göçlerde karayolu ile Erzurum’a gelenler ki bunlar Mehmet (Mahama) ve Aymeset’in çocukları Yahya, Hacı Yüzbaşı, Mehmet, Mahsun, Ömer ve İbrahim Efendilerle diğerleri İslamsur köyünde geçici iskanla yedi yıl kaldıktan sonra Sivas Mutasarrıflığına gönderilmişler. Sivas Mutasarrıflığı gelenleri Zara’da durdurarak o yörede yerleşecekleri bir yeri seçmeleri için çevreyi incelemelerini istemesi üzerine, İncelemeler sonunda Diyab Ağanın daha çok yayla olarak kullandığı bu gün ki köyü seçmiş ve muhtemelen 1871–72 yıllarında yerleşme sağlanmıştır.

       Büyük dedem Yahya Efendi üç çocuğundan biri olan dedem Hanefi’yi kucakta çocuk olarak getirdiği, Annem Fadime Öztaş’ın İslamsur Köyü’nde doğduğu bilinmektedir.

       Köy kabristanının Bahattin Amcaların evi yanındaki köşeden başlayarak oluştuğu ve o bölgede mezar taşlarında tarih bulunduğunu çok önceleri 125 (+10) yıllık mezarın varlığını duymuştum. İncelenirse bulunur ki tarih olarak bir ipucu bulunabilir.


Kaynak: Burhan Yücel
Derleyen: Süleyman Özkan, Halit Polat  

       93 Harbinde Dağıstan’dan Hacı (Mehmet) Yüzbaşı ve Kardeşleri Yahya, Ömer, Bahattin (babası Ahmet Efendi), Hafız’ın dedesi İbrahim Efendi ve beş kardeşi bunların Babaları Mehmet Efendi. Dağıstan’dan geldikleri köyün adı Kituzu Köyü. Gelmeden önce Mehmet Efendi bu köyde Şeyh Şamil’in imamı imiş. Yahya Efendigiller sınırdan yayan olarak geldiğinde kışı geçirmek için Karacahisar, Ağveren Köylerinde muhacir olarak bir müddet kalmışlar. 

       93 harbine orduya muhacirlerden oluşan bir bölükle harbe iştirak eden Hacı (Mehmet) Yüzbaşı Türkçeyi de bildiği için kendi tayfasına kumandanlık etmesi için kendisine Yüzbaşılık rütbesi verilmiş.

       Zara’ya geldiklerinde Hacı yüzbaşı’nı 93 harbinde tanıştığı subayla Zara’da Kaymakam olarak karşılaşıyor. Hacı Yüzbaşı’ya “Bir yer bul da seni iskân edeyim” diyor. Kıble tarafında iskân edilecek bir yer arayışıyla Kümbet’e geldiklerinde bir adamla karşılaşıyorlar, bu adam köyü tarif ederek mevcut köyün bulunduğu yerde Diyab’ın mahiyetinde bulunan ve ören olan bu köyü gösteriyor. Diyab idam edildikten sonra bu köy 18 sene Tekkelilerin elinde kalmış. Kaymakamın tasarrufu ile Diyab’dan kalan bu köye yerleşiyorlar. Halen harb halinde olduğu için Osmanlı, tekrardan eli silah tutanlar harbe iştirak ediyorlar.  Böylece Zara’daki serüvenimizde başlıyor. Hacı Yüzbaşı’nın gerçek adı Mehmet ancak seferberlikten evvel hacca gittiği için bu unvan ile anılıyor.

       Köye ilk gelenler Hacı Yüzbaşı ile Hızrı’nın Babası Hamza köye yerleşiyor (yukarı mahle). İkinci olarak ise Sivas’ta Hacı Yüzbaşı ile karşılaşan Beştaller Hacı Yüzbaşının yer göstermesiyle (aşağı mahle) Büyük oğlan, Davud Onbaşı, Osman Emmi, İshakgil, Eski Muhtar (Mehmet Çavuş), Onbaşı, Bilal’in kardeşleri Yıldızeli’nin Kadılı köyünden kalkıp köyümüze gelmişlerdir. Bunlar Beştaller’dir.

______________________________________
 

BEJ(Ş)TALLER (aşağı mahle)

Kaynak: Ahmet Akkaya (Vefatından iki hafta evvel derlenmiştir. Rahatsızlığı nedeniyle bildiklerinin bir kısmını alamadık. Allah rahmet eylesin.)
Derleyen: Süleyman Özkan, Turgut Uzundağ

       Dağıstan da 1200 haneli Bejdal sülalesinin bulunduğu köyden 700 hanelik kısmı kara yolu ile Şam’a (Şam altı) kadar gitmişler. Güzergâhları Muş, Maraş, Şam hattıdır. Bir kısmı Muş’ta kalırken, Maraş Elbistan’da da bir gurup kalmış. Şam’a gidenler ise mağaralarda bir müddet hayatlarını sürdürmüşler. Resmi mercilerin yardım etmemesi sonucu sıcaklıktan ve açlıktan zayıf ve güçsüz olanlar hayatlarını kaybetmişlerdir. İleri gelenlerin direktifleri doğrultusunda tekrar göç kararı almışlar bir kısmı Ürdün’e bir kısmı da Anadolu’ya tekrar göç etmek mecburiyetinde kalmışlardır. Bizimkiler Uzunyayla ve Kadılı köyünde bir müddet ikamet ettikten sonra Zara’ya Osmaniye Köyü’ne yerleşmişlerdir. Şeyh Şamil’in küçük oğlu M. Kamil Paşa’yla Sivas’ta karşılaşmışlar ve Bursa da yer göstermiş ancak bizimkilerin dayanacak güçlerinin kalmaması, tabiatı ve arazi yapısı nedeniyle Zara’da iskân etmişlerdir.

Bejtaller bir çok yere dağılmışlar Gürcistan, Muş, Maraş, Ürdün, Fransa 

Köye yerleşen Öncüler: Ömer oğlu İsmail Hoca, Ömer, İbrahim, İsa, Hasan, …        

 

_______________________________________________

 

 

 

Kategori: Köy Tarihçesi | Ekleyen: bejdal (2008-07-15) | Yazar: bejdal
İzlenme: 2110 | Yorumlar: 2 | Reyting: 0.0/0 |
Toplam yorumlar: 2
2010-07-16 Spam
2. nihat erbaş
selam arka daşlar bennimsulalem densınız

2008-07-21 Spam
1. gamalav (gamalav)
emeklerine yüreğine sağlik bejdal

Only registered users can add comments.
[ Registration | Login ]
Giriş
Arama
Blok
İstatistik

Sitedeki Toplam Kişi: 1
Misafir: 1
Üye: 0
Copyright MyCorp © 2016