DAĞISTAN’DA SİLAH ZANAATİ VE SÜSLEMECİLİĞİ SANATI - Dağıstan - Kafkasya - Kütüphane - Osmaniye Köyü sivas/zara, kültürel paylaşım ve iletişim
Osmaniye Köyü
Menü
Kütüphane raflar
Dağıstan [3]
Kafkas Kültürü [2]
Lisan-dil [0]
Savaşlar [0]
Sürgün [3]
Diğer [0]
Yazı tahtası
200
Anket
Siteyi nasıl buldunuz?
Toplam sorular: 726
Ana sayfa » Kütüphane » Kafkasya » Dağıstan

DAĞISTAN’DA SİLAH ZANAATİ VE SÜSLEMECİLİĞİ SANATI

Dağıstan Yazı Dizisi I

 

"dagğıstan silahları, dagestan arms, dağıstan silah yapımı ve süslemeciliği, bejdal"

 

Turgut Uzundağ
Bu yazının bir kısmı tarafımdan online çeviri proğramları kullanılarak rusça ve ingilizce den çevirilmiştir. Mantık hatalarını düzenledim ancak yinede hata yapma ihtimalimi göz önünde bulundurunuz.

DAĞISTAN’DA SİLAH ZANAATİ VE SÜSLEMECİLİĞİ SANATI

Moskova Tarihi Müzesi Kuzey Batı Kafkasya ve Dağıstan Dağlı halklarının kullandığı ve geliştirdiği silah bakımından geniş bir koleksiyona sahiptir.

Silah ve yapımı, her şeyden önce askeri örgüt ile ilgilidir. Dağlı erkekler arasında bu meslek yaygınlaştı. 60 ila 20 yaş arasındaki her erkek savaşçıydı. Olası bir duruma karşı tam silahlı olarak hazır olmalıydı. Her savaşçı zırh ve silahını kendi satın alırdı, yoksul olanlara ise toplum tarafından silah alınırdı. Ayrıca hanları, beyleri koruyan usta silahşörler vardı.

Kafkas dağlı erkeklerinin geleneksel savunma silahı zırh, miğfer ve kolluk saldırma silahları yay-ok, mızrak, kalkan, kılıç ve kama. Bir ateşli silah 18. yüzyılda yaygınlaştı, yay ve oklar, zırh bu dönemden sonra önemini yitirmeye başladı. Çünkü zırh mermilere karşı bir koruma yapamıyordu. 18. yüzyılın ikinci yarısında bir dağlının silah giyim kuşamı şöyleydi; tabanca (berdenka), tüfek (tupi), kılıç (şaşka) kama’dan (kinjal), kalkan, zırh, miğfer vb. oluşuyordu.

Dağıstan 19. yüzyıl silah üretim merkezleri.


• Temirhanşura
• Dargin
• Kaytag-Tabasaran
• Kurin
• Samur
• Kazikumuk
• Gunib
• Andi
• Avar,
Bölgelerin de yaygın olarak üretilmiş ve ticareti yapılmıştır. Önemli şehirleri ise aşağıdaki gibidir.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Antik Kafkas silah örnekleri de zengin bir koleksiyona sahiptir. 16. yüzyıldan önce üretilmiş antik kılıç ve kamalar bulunmuştur. 19. ve 20. yüzyıllarda Kafkas savaşlarında iyi korunmuş birçok silah ve teçhizat ele geçmiştir. Halen Moskova Tarih Müzesi koleksiyonunda şu Dağlı silah ve çeşitli teçhizat türleri vardır; miğfer ve dirsek korumaları, yay ve oklar, sadak ve kalkan, tüfek ve tabanca, hazırlar ve barutluk, şaşka ve süvari kılıcı, kamalar bunlardandır.

Kafkaslar da yapılan en iyi silahlar Dağıstan da imal edilmiştir. Nitekim Dağıstan için silah, Kafkasya sınırlarını aşmış Rusya, İran, Türkiye ve Asya da ünü yayılmıştı. Birçok köy kendi silah üretimini yapıyordu, ancak gerçek anlamda üretim uzmanlaşmış merkezlerde yapılmıştır.

Sırf Azerbaycan da mesleğini icra etmek için yerleşmiş Dağıstanlı silah ustaları ve tüccarları (Lezgi) vardı.

Tarihi süreçte kıtaları bağlayan bir köprü vazifesi gören Kafkasya’nın savunma amacıyla silah üretimine ve kullanımına önem verdiği görülmektedir. Her köy kendi silah gereksinimi karşılasa da kaliteli silahlar ustalaşmış merkezlerde yapılırdı. Silah ustaları ünlüydü.

 
Demircilikte kullanılan alet ve edevatlar.
 
 
 
[img

Süsleme yapımında kullanılan aletler.
 
Zırh ve Miğfer

Çerkezler ve Dağıstanlı insanların savunma zırhı çelik teller ile örülen bir yelek, miğfer ve dirsek korumalarından oluşuyordu. Zırh yapımı Dağıstan’ın en eski el sanatlarından biriydi. 7.- 6. yüzyıllarda da "Zirekhgeran" olarak belirtilmiştir; zirekh Türkçede “zırh” demektir. Geran ise Farsça bir kelime olup “yapımcıları” anlamındadır. “Zırh Yapıcılar” olarak bilinen Dargiler bu sanatlarını Kubaçi ve Kaytakta icra etmişlerdir.

18. yüzyılda zincirli zırh yelekler Dağıstanlı savaşçının ayrılmaz bir parçasıydı. Zırh yelek giyen savaşçı ok ve bazen ateşli silahlara karşı korunurdu. Zincirli yelek Kubaçi de 1830 kadar yapılmıştır. Moskova Tarih Müzesi 18. yüzyıla ait birkaç Dağıstan yapımı miğfer ve zırh yeleğini sergiler.

Kesici Silahlar

Dağıstan da birçok kesici silah imal edilmiştir. Yerel silah ustaları ve gümüşçüleri bulunduğu pek çok köy vardır. Bunun yanında uzmanlaşmış yerlerde var; Kubaçi, Amuzghi, Kazanişe, Kumuk köylerinde yapılırdı. Süvari kılıcı ve kamalar Dağıstan da yapılmıştır. "Şaşka" süvari kılıcı Dağıstan da Batı Kafkasya’ya nazaran daha erken kullanılmış, 19. yüzyılda kullanım alanı genişlemiştir. Bundan önceki tarihlerde Dağıstan süvari kılıcı tüm Kafkasya da fazla yaygın değildi. Rusların Kafkasya’ya inmesiyle birlikte bu kılıç Kafkasya da ve Kazaklar arasında yaygınlık kazandı. Kuban Kazakları Kafkas silah ustalarının yaptığı kılıçları kullanmaya başladılar. Kama ve kılıç üretimi artarken, Kazak ve Rus ustaların üslubuna göre de soğuk çelik şekillendi.

Kubaçi ve Amuzghi büyük çelik üretim merkezleridir. Kubaçi de soğuk çelik üretimi, 10. yüzyılda bir Arap yazar (Mesudi) tarafından ve 18. yüzyılda Ruslar üretimin yapıldığını çeşitli kaynaklara kaydettiler. 19. yüzyılda Kubaçi ve Amuzghi komşu köyü ustaları arasında bir iş bölümü de oldu, üretim ve süsleme konusunda.

Her erkek, kadın ve çocuk Amuzghi de bıçak yapardı. Ticaret alanında da geliştikleri için İran ve Batı Avrupada ticari faaliyetlerde bulunmuşlardır. Tarih Müzesi’nde muhafaza Amuzghi bıçakları bitki motifleri ile süslenmiştir. Çok sayıda silah süslemelerin de at üzerinde bir savaşçı ve asker veya Şamil portresi de bulunmuştur. Burada Halife Hz. Ali’ye ait iki uçlu kılıç olan Zulfakar da bulunmuştur. Üzerinde “Hiçbir yiğit Ali gibi, hiçbir kılıç Zülfikar gibi olmaz.” ibaresi yazılıdır. Ancak bölgede buna benzer çok sayıda kılıcın bulunması ve üzerlerinde bu yazılı ibarenin olması bazı şüpheleri de getiriyor. 19. yüzyılda silah ustaları Zulfakar’ı kopya ettikleri anlaşılıyor. Böyle bir kılıcın kullanılması zordu ancak korku ve heybet uyandırıcıydı.

Kubaçi yapılan kesici silahlar nakledilir ve üzerleri süslenir, bir sap ve kın ile donatılırdı. Demirin yanı sıra değerli metallerde kullanılmıştır. Bu süslemeler dal, yaprak ve çiçekten oluşan güzel bir kompozisyonu demir üzerine açılan oluklara sonra ince altın veya gümüş telleri yerleştirerek oluşturulurdu. Daha sonra çeliğin yüzeyi parlatılır pürüzlerden arındırılırdı. Sap kısmı ahşap, kemik ve boynuzdan yapılırdı. Kınları ise kemik, boynuz, ahşap ve metal levhalardan yapılırdı. Kemik ve boynuz malzemeler altın kakma ile süslenirdi. Bu işçilik sayesinde Kubaçi silahları ününü Dağıstan sınırlarının dışında tanıttı.

Diğer bir konu kılıç sapına ve kınına yapılan gümüş oymacılığı gelişmişti. Gümüş süslemeciliği 19. yüzyılın birinci yarısında çok etkili değildi. Yüzyılın sonuna doğru giderek moda haline geldi ve gelişti. Kubaçi de hakkâk, oyma, bir de süs için ayrı ayrı ustalardan yararlanılırdı. Bu Kubaçi de oymacılığın neden geliştiğini açıklar. Ünlü Kubaçi takılarındaki dal, yaprak ve çiçek, boncuklardan oluşan simetrik bezemeler görülmekteydi. Ayrıca kendi üslup ve terimlerini de oluşturmuştu. 19. yüzyılın sonunda takılarda ince ve sıkı daha karışık kompozisyonlar oluşturulmuştur. Kubaçi gümüş oymacılığının gelişmesini sağlayan hep yeni malzemelerin ve konuların kullanılmasından kaynaklanmıştır. Oymacılıkla birlikte yaldız, savak ve sedefçilikte gelişti. Madencilik gelişmişti. Gümüş çok bulunan ve çıkarılan bir madendi. Bazen kama, kılıç kınlarının tamamı gümüşten yapılmıştır. Bu tür kılıçlar çok değerliydi. Bu tür kılıçlar özel istek üzerine yapılmıştır. 20. yüzyılda Kubaçi de Kamaya ilgi arttı ve çok sayıda kama üretimi yapıldı. İsteğe ve müşteri beğenisine bağlı olarak, farklı boyutlarda yapılmıştır. Dağlılar büyük Kamaları severlerdi. Batı Kafkasya da ise küçük olanlar tercih edilmiştir.

Kazan

Bu köylüler zırh yapıyla meşgul olmuştur. Kazan’da yapılan kamalar Rusya’ya ve yerel halka satıldı. Dağıstanlı bir bilim adamının gençlik yıllarında (1850) Kazan kamalarının gösterişli ve onu taşımanın onur sayıldığını belirtmiştir. Kazan’da birçok silah ustası yetişmiştir ancak “Balzai” olarak ün salan ve aynı adla tanılan dede ve torunu vardı. Onların yaptığı kamalar çok ünlüydü. Hatta başka silah ustaları bile bu şöhretten yararlanarak sahte “Balzai” damgalı kamalar üretmişlerdir. Tarih Müzesinde orijinal Balzai yazılı dede ve torunun kamalar mevcuttur.

Gazi-Kumuk Ustalar

Dağıstan Gazi-Kumuk bölgesinde 1860’larda silah yapımı, gümüş ve pirinç zanaatlarında hızlı bir gelişme oldu. Kumuk ustalar sanatlarını icra etmek için Kafkasya’nın birçok bölgesine ve Güney Rusya şehirlerine göç etmişler ya da bu bölgede yaptıkları silahları ihraç etmişlerdi.

Çağdaşları olan Laklar gümüş işçiliğinde gelişmişlerdi. Bu silah ustaları yaptıkları kılıç, kama, kemer ve ateşli silahları gümüş ile süslerlerdi. Onların favori dekorasyon tekniği savak ve kakmacılık idi. Telkari işlemeciliği daha az yaygın olarak kullanılmıştır. Yaygın olarak “kuradar” “Kubaçi markharai” “tutta" ve "murkh" denen motifler kullanılmıştır. Takı zanaati ayrı bir meslek dalıydı. Gazi-Kumuklu Silah ustası Rusul özgün zırh ve kılıç süslemesi yapıyordu. Simetrik yapraklar, tomurcuklar süslemede model olurdu.

Avar Ustalar

Avar zanaatkârlarının Kubaçi veya Kumuk gibi önemli merkezleri yoktu. Avar köylerinde iki veya üç Zanaatkâr veya köyün büyüklüğüne orantılı beş-altı ya da çok daha fazla zanaatkâr bulundurma kuralı vardı. Bunların ürettiği silahlar Dağıstanın en büyük pazarlarında satılırdı. Avar ustalar ilk sırada kadın süsleri olmak üzere silahta üretmiştir. Avar Zanaatkârlar toplu silah üretimi ile meşgul değillerdi. Çünkü bu dönemde Kubaçi ve Lak ustalar meşhurdu ve standartların üstünde işler çıkarıyorlardı.

Buna rağmen Tarih Müzesinde iyi bir Avar silah koleksiyon toplanmış bulunmaktadır. 19. yüzyılın başlarına denk gelen en eski silahlar burada sergilenmektedir. Kakma tekniği ile yapılan süslemelerinde neredeyse savak hiç kullanılmamıştır. Avar Zanaatkârlar da Kubaçi ve Lak silah ustalarına nazaran savak az kullanmışlardır. 1910 yılında Gotsatl köyünde zırh ve kama üretiliyordu, Mohomed isimli usta simetrik, ince uzun, dolaşık birazda sıra dışı süsleme yapıyordu. Karonai ve Iskhak köylerinde silah ustası Said tarafından kama üretilmiştir.

Ciddi deseni, mükemmel detayı, arka plan için düzgün süs bu Avar ürünlerini diğerlerinden ayırt ederdi.

Dağıstanlılar diğer Kafkas halklarının stillerini de benimsediler. Özellikle yaygın olan Çerkez tarzı oldu. Avar ustalar Çerkes tarzı süslemeleri de çalıştı. Bunları Kubaçi ve Lak ustalara tanıttı. Çerkes süslerinde arka plandaki zikzak şeklindeki süslemeler ayırt edici özelliktir.

Dağıstan da kılıç ve kamaları taşımak için omuzdan destek alan kemerlerde üretilmiştir.

Kemerler, gümüş tokalarla süslenen dar ham deri kayışlarından yapıldı. Her tokanın bir amacı vardı. Bu arada omuz askıları katıldıktan sonra tokalar dekorasyon için kullanıldı. Ateşli silahlar için hazırlı kemerler, tabanca kılıflarıda imal edilmiştir.
 
Ateşli Silahlar

Dağıstan da 17. yüzyılın ikinci yarısında ateşli (barutlu) silahlar üretime başlamıştır. 18. yüzyılın ilk çeyreğinde ateşli silah genel kabul gördü. Ateşli silahlar birkaç köyde imal edildi. Büyük merkezleri ise Kharbuk ve Kubaçi köyleridir.

Kharbuk ve Kubaçi

Kharbuk Köyü namlu yapımında uzmanlaştı. Bir namlu üretimi için üç usta gerekiyordu. Bir usta kaba olarak namluyu döverek yapıyor diğeri ise helezon (yiv) oluşturuyordu. Yapılan namlu Kubaçi’ye süsleme için gönderiliyordu. Kubaçi de Zanaatkârlar da yapılan tüm küçük parçaları birleştirip silah montajını yapıyordu. Bu silahlar savak ve oyma tekniği ile süslenirdi. Dağıstan’ın diğer köylerinde bulunan çak sayıda silah Kubaçi köyünden ihraç edilmiştir. Silah yapıldığı müddetçe ayaklanma olabilir korkusunu Rusya hep taşıdı. Dağıstan da ateşli silah yapımı ve satışı yasaklandı. 19. yüzyılın sonlarına doğru silah yapımında bir gerileme görüldü.

Tarih Müzesinde Kubaçi tüfek ve tabancaları iki grupta toplanır, düz olanlar ve dekore olanlar. 19. yüzyılın ilk yarısında çok nadide süslemelerle kaplı değerli yivli ateşli silahlar üretildi. Bazen tüm dipçik dekoratif gümüş levhalar ile kaplı idi. Çok nadir çift namlulu av tüfekleri zengin müşteriler için özel olarak imal edilmiştir.

19. yüzyılın ilk ve ortalarında Kubaçi de üretilen silahların armut benzeri kabzaları bulunuyordu. Kharbuk’ta üretilen namlularda altın kakma ile süslenmiştir. Bazen tamamen gümüş plakalar ile kaplı, sade olabilirdi. Kemik ve demir üzerine altın ve gümüş kakma işi 19. yüzyılda başlamıştır. Kubaçi de ateşli silahlar ile birlikte çok sayıda aksesuar da üretildi, bunlar; barutluk, hazırlar ve kemer ve kılıflar.

Kafkasya da tüfek ve tabanca, kama ve kılıcın önüne pek geçemedi. Yıllarca yakın muharebeyle işgalcileri durdurmuşlardır. Bugün Bu anıtsal yapılar Kafkas halklarının sanat zevkini ve silah teknolojisi konusunda büyük bilgiler sunmaktadır. Moskova Tarih Müzesinde ziyaretçileri beklemektedir. Şeyh Şamil de ateşli silahlara önem vermiştir. Bu konuyu ayrı bir başlıkta inceleyeceğiz.

Tüfek -Tupi

Dağıstanlıların tüfekleri genellikle kendi yapımlarıdır. Savaş yıllarında nadirende olsa Osmanlı ve İran yapımı silahları da kullanmışlardır. Hafif ve narin olduklarından taşınması kolaydır. Atışı rahat ve çok iyi olduğundan bu tüfeklerle Kafkasyalılar 2-300 metrede dikili nişangah tahtasının ortasındaki üç santimetre çapındaki küçük daireyi vurmakla yetinmezler, dairenin ortasındaki ufki olarak yerleştirilen bıçağın ağzı ile kurşunu iki parçaya ayırmaya nişancılık derler. Büyük Türkiye Tarihi (Yılmaz Öztuna) ansiklopedisinde Fransız bir seyyahın notlarına değinilmiştir. Sürgün yemiş bir Lezgi beyinin tüfek kullanmaktaki mahareti anlatılmaktadır. Şöyle ki dörtnala koşan at üzerindeyken hedefi tam ortasından vurduğu hayretle anlatılmaktadır.
Tüfeğin kundağının ucuna beyaz fildişi, tahta kısmının üzerine gümüş halkalar konur. Fakat demir üzerine altın çok nadir işlenir. Tüfeğin ayrı kayışı varsa da daima kılıf içinde taşınır.
Kılıf ise yamçı keçesi gibi üzeri kıvırcıklı siyah keçedendir. Kayış takılacak yerlerinde, iki ucunda kırmızı sahtiyandan birer kemeri vardır. Nişan çatalı kılıf açık ağzı ile kırmızı sahtiyandan yapılmış kemer sırma şeritlerle süslenir. Tüfek daima sağ omuzdan asılır ve dipçiği aşağıda bulunur.

Tabanca – Berdenka

Dağıstan tabancaları tüfeğin kısa bir modeli olup yalnız dipçiği biraz kavisli ve ucunda fildişinden ya da siyah boynuzdan bir yuvarlağı vardır. Bu toparlağın ucundaki halkaya bağlı sırma işlemeli bir bağ ile duvara asılır. Tabancanın kabzasını, bileziklerini sahipleri gümüş ve altınla süslerler.
Tabancanın beyaz patiskadan bir kılıfı bulunur. Ve kılıf içinde olduğu halde arkada kemerle setre arasına sağdan sola geçirilir. Bazen kılıfsız olarak konulur, bazen de siyah sahtiyandan yapılmış kılıf içinde kemere takılır. Çok nadide gümüş işlemelerle süslü örnekleri de mevcuttur. Tabancayı yakın çarpışmalarda kullanırlar.
Hazırlar
Göğüsteki fişekliklerin her birisinde ölçülmüş olarak bir atım barut ile ağızda çaputu ile beraber kurşun bulunduğundan alışkanlık sahibi Dağlılar, tüfeklerini hemen hemen otomatik silahlar kadar hızlı doldurulup atarlar. Çakmağın ağzına kuru barut koymak için fişekliğin altındaki sol cepte zarif ve kullanışlı kolay siyah boynuzdan yapılmış güzel bir barutluk vardır.

Şeyh Şamil’in Silah Tezgâhları Kurması

Kafkasya için en gerekli olan silah ve cephane idi. Şamil bunu Türkiye ve İran'dan illegal yollardan ve çok zor şartlarda temin etmeye çalışıyordu. Fakat asıl hedefi yerli üretimdi. Hz. İsa'nın doğum öncesinden demir işleme sanatı ile meşhur olan Dağıstan'ın Kubaçi köyünü imam, silah üretim merkezine dönüştürdü. Tüfek, kılıç, kama, zırh gibi çeşitli silahlar üretilerek dışa bağımlılıktan kurtulmaya çalışmıştır.

Yerli topun ilk defa dökümünün gerçekleşmesini Dağıstan Tarihçisi Muhammed Tahir Dağıstan Kılıçlarının Parlaması adlı eserinde şöyle anlatır: "Kendi işini çok iyi bilen, işine vakıf biriydi Unsokullu demirci ustası Cebrail. İmam'ın izniyle Mekke'ye gitmek için yola çıkar. Mısır'a vardığında gördüğü rüyasında Allah onu şeriat için Dağıstan'a dönmesini istemektedir. Mekke'den gelirken İstanbul'a uğrar. Aynı rüyasını orada tekrar görür. Dağıstan'a yetiştiğinde Şamil ile görüşmekte acele eder. O, şayet kendimiz toplarımızın dökümünü gerçekleştirirsek fena olmaz kanaatindedir. Çeçenistan'dan savaş ganimeti olarak ele geçen fakat bir kısmı tahrip edilmiş kazandan bu iş için yararlanılabilir der. İmam'ın yanındakiler onun bu fikrinden çok hoşnut oldular. Şamil de bu girişimin iyi sonuçlanmasını kendisinin de istediğini fakat bunun için gerekli kazan ve diğer malzemelerden yeterince bulunmadığını söyler. Bütün bu eksiklilere rağmen topun dökümüne karar verilir.

İlk dökümü yapılan topun deneme esnasında ikiye yarılır. Bunun üzerine bu işin üzerine daha da önem vererek bunu gerçekleştirmek üzere o yerde yemin eden imam, eğer atını ve silahını satmak gerekse bile bunu yapmaktan geri durmayacağını bu top döküm işini gerçekleştirmeden bırakmayarak din düşmanlarının sevinmeye ve gülmeye fırsat vermeyeceğini belirtir.

İkinci top dökümü başarı ile neticelenip savaşta kullanılmaya başlanır. Şamil, bu topun yapımında Rus ordusundan kaçıp gelen askerlerden de yararlandı. Barut ise dağlarda işletiliyordu. Kazan ve kurşun Aşilta'da bulunuyordu. Ayrıca, kurşun ve demir Ruslarla yoğun olarak savaşılmış bölgelerden ve Ahulgoh'dan toplanıyordu.

Dağıstan silah ustalarının onca imkânsızlıklarına rağmen yetersiz tezgâhlarında top döktürmesi ve bunları başarı ile kullanması bu husustaki yüksek bilgi ve birikimlerine en somut bir cevap teşkil eder.

Tekniğin Gücü

Şeyh Şamil Rusya'da iken büyük top ve mühimmat fabrikalarını gezmişlerdi. Bu esnada ağır muhasara toplarının dökümü ve imali ile ilgili ilgili tezgâhlarla bilhassa alakadar oldular. Şamil'in tetkikini gözden kaçırmayan yanındaki mihmandarı şöyle dedi:
"Nasıl beğendiniz mi efendim?"

Şamil verdiği cevapta; "Neden mağlup olduğumuzu şimdi daha iyi anlıyorum. Sizi galip duruma getiren askerlerinizin şuur ve kahramanlığı değil silahlarınızın, tekniğinizin üstünlüğü olmuştur. Şartlar müsavi olsaydı Kafkasya'yı istilanız imkânsız olurdu." der.


Bir Tanık

Lezgi kökenli bir arkadaşımdan aktarıyorum. Dedelerinin aile mesleği olan demircilik konusunda bir kaç sorum olmuştu Alper’e, oda sağ olsun bu sorularımı yanıtlamıştı. Dedelerinin demirci olduğunu söylemişti ve kullandıkları demir adet edevatından hacatlarından bahsetmişti. Özellikle kurt başlı örsü anlatırken heyecanlanıyordu. Kendisine dedesinin demiri nasıl işlediğine dair sorularım olmuştu özellikle kamaların üzerine açılan olukları öğrenmek istemiştim. Dedesinin Alper’e sır olarak verdiği bir yöntemi anlatayım, demir kızdırıldıktan sonra kendi etrafında birkaç defa dönderilirmiş ki çeliğin mukavemeti artsın. Bu konuyu kimyasal ve fiziksel olarak da anlatmıştı smile sağ olsun. Olukta yine dövülerek yapılırmış.
Daha sonraki araştırmalarımda yukarda ki tekniğin “Şam Çeliği” tekniği Avrupai tabirle Damascus olduğunu öğrendim. Kendisiyle bu ata yadigârı örs ve çekiçle bir kılıç yapmayı planlıyoruz., hadi hayırlısı.

Kuzey Batı Kafkaslarda Silah Zanaatı

15. ve 19. yüzyıllar arasında Adige, Kabardey, Abaza, Oset, Gürcü ve Çeçenlerde ise silah yapımı Dağıstan’da olduğu gibi kendileri yapmıştır. Özellikle ok ve yay yapımında çocuklar ve kadınlarda görev almışlardır. Ancak hiç bir zaman silah teknolojileri Kubaçiyle boy ölçüşecek duruma gelmemiştir. Kullandıkları araç gereçler bakımından başta kama, kılıç (şaşka), yay, Tatar yayı, ok, mızrak, balta, miğfer, zırh ve ateşli silahlardır. Bunun yanı sıra at kuşamları, kemerlerde önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle Çerkez eğeri yapımı dönemin gözde zanaatları arasındadır. Çerkezlerin (Adige-Kabardey) Yunan ve Ceneviz ticaret kolonileriyle olan ticari ilişkileri Avrupa tarzı silahlarında Çerkezler arasında yayılmasını sağlamıştır.

Multimedya
Youtubda Şaşkanın kullanılışına dair videolar var araştırınız.

KAYNAK

Kafkasya Özgürlük Mücadelesi, Cafer Barlas

Orujie Norodov Kavkaza (Kafkasya Silahları)
Bu Kitabı İndir: http://rs51.rapidshare.com/files/69162506/The800info_Orujie_narodov_Kavkaza.rar

Bir haber: Kafkas silahları albümleşiyor. http://www.ajanskafkas.com/arsiv/?i=haberoku&hid=6083

http://www.geocities.com/jaimoukha/circweapons.html [goescites sunucusu yasaklı olduğundan ktunnel’le girmeniz gerekir ]

http://www.azeri.org/Azeri/az_latin/manuscripts/old_baku/english/old_baku_english.html

http://www.kafkasfederasyonu.org/kultursanat/sosyal_yasam/silah_takimlari.htm

http://dhis.dgu.ru/culture6.htm [ Google Translate ile bak ]

[center]Devamı Gelecek[/center]

Kategori: Dağıstan | Ekleyen: bejdal (2009-04-08) | Yazar: Turgut Uzundağ
İzlenme: 5239 | Reyting: 0.0/0 |
Toplam yorumlar: 0
Only registered users can add comments.
[ Registration | Login ]
Giriş
Arama
Blok
İstatistik

Sitedeki Toplam Kişi: 1
Misafir: 1
Üye: 0
Copyright MyCorp © 2016