Göç Öncesi - Sürgün - Kafkasya - Kütüphane - Osmaniye Köyü sivas/zara, kültürel paylaşım ve iletişim
Osmaniye Köyü
Menü
Kütüphane raflar
Dağıstan [3]
Kafkas Kültürü [2]
Lisan-dil [0]
Savaşlar [0]
Sürgün [3]
Diğer [0]
Yazı tahtası
200
Anket
Siteyi nasıl buldunuz?
Toplam sorular: 726
Ana sayfa » Kütüphane » Kafkasya » Sürgün

Göç Öncesi
       Bugün Kafkasya'dan Anadolu'ya göç konusunu ele alan sınırlı sayıdaki Sovyet araştırmalarının hemen hepsinde gösterilmeye çalışıldığı gibi göçün gönül rızasıyla oluşan tabii bir nüfus hareketi olduğunu reddetmeye Fadeyev'in sözleri bile yeterlidir. 1858'den başlayarak uygulanan plan sonucunda Kuzey Kafkasya'nın batı kesimindeki nüfus hareketi doğu kesimiyle kıyaslandığında yurdunda kalan halkların yerleşim haritasını tamamen değiştirecek kökten ve radikal şekilde gelişen göç hareketi Kafkasya'nın daha sonraki etnik yapısını da etkilemiştir. II. Dünya Savaşı yıllarında Karaçay-Balkar Türkleri ile Çeçen-İnguş ve Kalmukların anayurtlarından sürgün olayı bu etkiyi zirveye çıkarmıştır.

      1860 yazında Kuzey Kafkasya'da yeni idarî taksimat yapıldı. Kuban ve Terek eyaletleri ile bu eyaletlere ait Rus-Kossak birlikleri oluşturuldu. Petersburg'da bulunan Kafkasya Komitesi, Kuban havzasına, Rus-Kossakların yerleşimi tamamlandıktan sonra Kubanötesi diye bilinen Adige ve Abaza yerleşim bölgelerine de 100.000 Rus ve Rus-Kossak köylüsünün yerleştirilmesine karar verdi. Bölgenin yerli halkları olan Abaza ve Adige'lere Rus hâkimiyetini kabul etmezlerse, Osmanlı topraklarına giden mecburî istikamet tek alternatif olarak sunuluyordu. Rus Çarlığı 1859'da Kafkasya'dan bir kısım göçmenin kabul edilmesi hususunda Osmanlı Devleti ile ilişki kurmuş bulunuyordu. Loris Melikov 1860'da Çar adına Osmanlılarla müzakerelere başladı. Rus tahminlerine göre bu yıllarda resmi temaslar sonunda Anadolu'ya göçeden Kafkasyalıların toplam sayısı 40-50 bin kişidir. Göçün ortaya çıkarabileceği idarî meseleleri tahmin edebilen Osmanlı Devleti ise 1860 yılında Trabzon Valisi Hafız Paşa yönetiminde "İdare-i Umumiye-i Muhacirîn Komisyonu"nu göçle ilgili bütün konuları yönetmek üzere kurmuş bulunuyordu.

      1861 güzünde Rus ordularının Kakfkasya'yı alt üst ettiği bir sırada Çar II. Alexandre kendisine ata yurtlarından, doğdukları vatanlarından sürülmek istemediklerini belirten Kafkasyalılara Rus makamlarının uygun gördüğü yerlere taşınmadıkları taktirde Osmanlı topraklarına göç etmelerinden başka çareleri olmadığını açıkça ve kesin olarak söylemiştir. 1862'de bölgede yerleşimini tamamlayan Rus Kossaklar, Kuban nehrinin kaynaklandığı vadilere göre ilerlemeye başladılar ve 1863'te dağ kalelerine kadar ulaşarak silah ve teçhizat yönünden kendilerinden zayıf durumda bulunan Kafkasyalıları Karadeniz kıyılarına ve Kafkasya'nın daha güney bölgelerine gitmeye zorladılar. Rusların uyguladığı bu katı baskı politikası nedeniyle bir zorunluluk haline gelen göç neticesinde Rus kaynaklarına göre 1858-1859 ve 1862-1863 yazı periyodunda resmî kayıtlara geçmiş göçmen sayısı 80.000'e ulaşmıştı.

      Şeyh Şamil'in 6 Eylül 1859'da Prens Baryatinski'ye teslim olmasından sonra 1864'e kadar süren cihad hareketinin yapranış sürecinde Prens Baryatinski'nin tedricî fakat sistematik yaklaşımıyla binlerce Kafkasyalı aile ancak taşınabilir mallarını yanlarına alarak Anadolu'ya göçettiler. Ruslar, ele geçirdikleri bölgelerdeki Kuzey Kafkasyalılara ya Kuzey'deki Sivastopol bölgesi ve Sal bozkırına ya da Osmanlı topraklarına göç etmekten başka bir çareleri olmadığını söylüyordu. Diğer yandan da halk içinde işletilen dedikodu mekanizması ile kuzeye göç edeceklerin hristiyanlaştıracaklarını ve 25 yıl süreyle askere alınıp hilafet ordusu karşısında cepheye sürüleceklerini yayıyorlardı. Bu propagandalar en az zor yöntemleri kadar etkin olarak Kuzey Kafkasya'dan göçü yönlendirmiştir.

      M. Yenkuyov adlı Rus yazarın belirttiğine göre ele geçen Müslüman köylerin halkı, derhal en yakın Rus-Kossak köyüne götürülüyor ve oradan da Anadolu'ya nakledilmek üzere Karadeniz sahillerindeki toplama merkezlerine sevk ediliyordu. 1864 Mayısına kadar Karaçay bölgesi de dahil olmak üzere bütün Kafkasya'yı Granddük Mihail Nikolayeviç komutasındaki Rus birlikleri adım adım ele geçirdiler ve Çara Kafkasya seferinin başarıyla tamamlandığı haberi iletildi. Bu zorlu savaş yıllarında nüfuslarının önemli bir kısmını cephelerde kaybeden Kafkasya halklarını yükselen bir göç dalgası bekliyordu.

      Ağustos 1864'te Çarın kardeşi olan Granddük Mihail Nikolayeviç, yayınladığı bildiri ile Kafkasya'nın bir ay içinde boşaltılmasını, geride kalan herkesin savaş tutsağı olarak Rusya içlerine sürüleceği tehdidini savurdu. 1864 güzünden başlamak üzere yıllarca sürecek bir göç böylece başlatıldı. Kafkasya'nın verimli topraklarına sahip olmak isteyen Ruslar, en çok stratejik sebepleri gözeterek bu göç hareketine engel olmadılar. 1864 baharına ulaşıldığında göçeden Kafkasyalıların toplam sayısı 400 bine ulaşmıştı.

  Bir başka kaynağa göre Rusların isteğine uyan 70 bin Kafkasyalı Kuban havsasına yerleştirilmeyi kabul ederken 250 bin kişi Osmanlı topraklarına hicreti tercih etmiş ve 1858-1865 yılları arasında 493 bin Kuzey Kafkasyalı Osmanlı topraklarına göç etmiştir.
Bu yıllarda oluşan göçün somut bir örneğini anlatmakta olan 19 Mayıs 1864 tarihli St. Petersburg Jurnali gazetesinde yayınlanan bir belge yazı, Kafkasya'da son direniş güçlerinin ve sivil halkın adım adım "temizlenerek" ülkenin kesin olarak ele geçirilişini "müjdelemekte" ve bu yönüyle Kafkasyalıların anayurtlarını Ruslar istemediği halde "Osmanlı propagandasına kanarak" "din adamlarının kandırmacalarıyla" ve "kendi istekleriyle" bırakıp gittiklerini aradan yüzyıl geçktikten sonra "keşfedip" yaymaya çalışanlara birinci elden bir cevap olmaktadır. Bu yazıda şu hususlar yer almaktadır: "Bölgeyi işgal eden Rus-Kossaklar tarafından sıkıştırılan ve Rus birlikleri tarafından Abazalar, imkânsızlık içinde 1864 yılı Şubatında aileleri ve taşınabilir malları ile birlikte ya Kuban boyunda kendilerine gösterilen noktalar yerleşmek veya Anadolu'ya göçetmek üzere son kişilerine varıncaya kadar yurtlarını terketmişlerdi.

       6-16 Mart 1864 arasında Tümgeneral Heyman'ın komutasındaki Çarlık Rus Ordularının icra ettiği temizleme harekâtı bölgedeki Sapsığların tamamen Osmanlı topraklarına göç etmesini sağladı. İlerlemeye devam eder Tümgeneral Heyman'ın Vubıh boyunu 19 Mart 1864'te yenilgiye uğratmasıyla Vubıhlar ve diğer Kafkasyalı boylar bağımsızlık konusundaki bütün ümitlerini kaybetmişlerdi. Büyük çoğunluğu Anadolu'ya göç etmeyi düşünmeye başlayıp Karadeniz kıyısında kamplar halinde toplanmaya koyulurken Karadeniz kıyılarına yakın yerlerde oturan bir kaç yüz aile gelen gemileri kiralayıp hemen yola çıkmışlardır. Mart 1864'te toplam 80.000 kişi Karadeniz kenarında Osmanlı Devleti'ne gitmek üzere Anapa ve Novorosisk'de gemi beklemekteydi. Karşı gelen boyların en inatçılarının direnmeleri böylece kırılmış oluyordu." Özetmeyerek sunulan bir Rus yazara ait bu satırlar göç olayına oldukça açıklık getirecek niteliktedir.

       Rusya'nın Osmanlı Devleti'ne karşı panslavist ve dinî motivasyonlu politikasının zirve noktası olarak kabul edilen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'na kadar belirli bir tempoda aralıksız süren Kafkasya'dan göç hareketi bu tarihte yeni bir hız kazanmıştır. Bu savaşta Kafkasya Cephesi'nde daha önceki yıllarda Anadolu'ya göçeden Kafkasyalılardan Trabzon'a yerleşmiş olan 18 bin Kafkasyalı genç Osmanlı Ordusu bünyesinde yeralmış ve savaş sürerken aynı vilayetten 3 bin gönüllü Kafkasyalı daha orduya katılmıştır. Yine bu esnada Kuzey Kafkasya ve Dağıstan'da aynı zamanda başlayan ayaklanma ve isyanlar Rus birliklerini zorlamış ve ancak bir kaç Rus tümeninin sevkedilmesiyle kontrol altına alınabilmiştir.

      93 Harbi devam ederken 1877 Mayısında Osmanlı Devleti Kafkasyalı göçmen birliklerinden oluşan yaklaşık 4 bin kişilik bir kuvveti Suhum yakınlarında karaya çıkararak Kafkasya'dan Rusya'yı vurmak istedi. Bu sırada İmam Şamil'in naiblerinden olan Abdurrahman etrafında oluşan mahallî direnişçilerin yürüttüğü çalışmalarla 9 Mayıs 1877'de Dağıstan'da ve 12 Mayıs 1877'de Kuban bölgesinde çıkan isyanlar yardım alamadığı için bastırıldı.

      Savaşta Osmanlı Devleti'nin yenilmesinden sonra Anadolu'daki göçmen Kakfasyalıların yaptıklarının ve Kafkasya'daki isyanların hesabını sorarcasına Kafkasya'ya yönelen ve bütün güçleriyle yüklenen Ruslar, henüz anayurtlarını terketmemiş olan Kafkasyalılara karşı bir ezme harekâtına başlamışlar ve bunun sonucunda yeni ve büyütk bir göç dalgası ortaya çıkmıştır.

      1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra yapılan müzakereler daha önce Anadolu'ya göç eden Kakfkasyalıların kendillerine karşı olan husumetini çok iyi anlayan Ruslar, biraz da sürekli olarak kendilerini uğraştıran Kafkasya meselesinin çözümünü kolaylaştırmak maksadıyla Osmanlı Devleti'nden yapılacak göç anlaşmasının Kafkasya'nın bütün müslüman nüfusunu kapsayan bir genişlikte olmasını talep etmişlerdir. Daha önce 1860'ta Osmanlı İdaresi göç anlaşmasının sınırlı sayıda Kafkas kabilesi ve açıkçü Türkçe konuşan bazı Kafkasyalı ve Dağıstanlı boylarla sınırlı olmasını istemiş, ancak Ruslar bunu kabul etmemişlerdi. Bu durumda Rusların göçü engellemesi gibi bir sonuç ortaya çıkınca Osmanlı Devleti göç üzerinde hiç bir kısıtlama ve belirli gruplarla sınırlama yapılmaması hususunda Ruslarla yeniden anlaşmak zorunda kalmıştır.



Kaynak: http://www.ozturkler.com/turkler.php?id=2255
Kategori: Sürgün | Ekleyen: bejdal (2008-07-25) | Yazar: bejdal
İzlenme: 1735 | Reyting: 0.0/0 |
Toplam yorumlar: 0
Only registered users can add comments.
[ Registration | Login ]
Giriş
Arama
Blok
İstatistik

Sitedeki Toplam Kişi: 1
Misafir: 1
Üye: 0
Copyright MyCorp © 2016